Aksaray mı Büyük, Niğde mi?
Hayat bazen, insanın kafasında küçücük bir soru bırakır ve tüm düşüncelerini bu minik ama derin soru etrafında dönmeye başlatır. Peki, Aksaray mı büyük, Niğde mi?
Bunlar, birkaç kilometre mesafede bulunan iki ilimizin boyutlarını tartışan insanlar için çok önemli bir soru olabilir. Ama ben, İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapıp, içten içe her şeyi fazla düşünen bir insan olarak, bu soruyu kendi hayatımda komik bir şekilde birleştiriyorum. Ve sanırım bunu yazarken biraz da içsel bir yolculuğa çıkıyorum. Kendisini her an bir karar vermek zorunda hisseden ve bu yüzden sürekli hayatın her yönünü sorgulayan bir genç yetişkin olarak bu soruya farklı bir açıdan yaklaşmayı çok seviyorum.
—
“Aksaray mı büyük, Niğde mi?” – Bunu Düşünmek Bir Kafayı Yediğimizin Göstergesi
Bazen sabahları işe gitmeden önce beynim birdenbire “Aksaray mı büyük, Niğde mi?” diye soruyor. İşte o an tam olarak ne yapacağımı bilemiyorum. Düşünceye dalıyorum. Neden bu kadar basit bir şey kafamı karıştırıyor? Aksaray ile Niğde arasındaki boyut farkını gerçekten anlamaya mı çalışıyorum? Yoksa günümüzün karmaşasında kaybolan insanın aklındaki bir nevi “küçük çıkmaz” mı?
—
İç Ses: “Aksaray mı büyük, Niğde mi?”
Niğde’yi mi, Aksaray’ı mı seviyorsun?
Aksaray, Niğde’nin tam yan komşusu. O yüzden doğal olarak biraz rekabet havası da oluyor. Aksaraylı biri Niğdelilere bakıp, “Biz daha büyüğüz!” diyebilir, fakat bir Niğdeli de buna karşılık olarak, “E senin ne kadar ‘büyük’ olduğunu anlatayım!” diyebilir. Aralarındaki bu yarış da başka bir boyutta, doğal olarak.
Bir gün şöyle bir sohbet ettim arkadaşlarımla:
Arkadaş 1: “Aksaray mı büyük, Niğde mi?”
Arkadaş 2: “Aksaray, tabii ki. Niğde çok küçücük bir yer.”
Ben (iç sesimle): “Evet, Niğde küçücük, ama Aksaray mı gerçekten çok büyük? İki il de değil mi birbirine yakın, ya da aynı büyüklükte?”
Ama her şeyin bir komik yanı var! Bu tür tartışmalar bazen hayatın ne kadar absürt olduğunu gösteriyor. Ciddiyetle başlamadıkça, bu sorunun bir anlamı yok.
—
Aksaray mı Büyük, Niğde mi? Gündelik Hayattan Komik Sahne
Bunu bir kere arkadaş grubumuzla tartışırken, o an bana şöyle bir soru geldi: “İzmir’de ne kadar büyükse Aksaray da o kadar büyük mü? Yani Aksaray’daki sokaklarda gezerken nasıl hissediyorsun? Kendi ilinin büyüklüğünü mü karşılaştırıyorsun?”
İzmir’de büyük bir apartmanda yaşıyorum, her gün aynı sokakta yürürken kendimi kaybolmuş gibi hissediyorum. Büyük apartmanlar, karmaşık binalar, sıradanlaşmış yaşam. O yüzden Aksaray mı büyük, Niğde mi sorusuna, “Bunların hepsi aslında birbirine benziyor” diye cevap verebilir miyim?
Hayır. Çünkü Niğde’deki o küçük ama samimi mahallelerde bir başka atmosfer var. Kendimi yürürken sanki her şey daha sakinmiş gibi hissediyorum. Aksaray’a göre, Niğde’de her şey daha yavaş ve tabii ki daha büyüleyici. Ama kimse kabul etmez. Kocaman bir şehirde, büyük nüfusla yaşarken bile insan bazen küçücük yerleri daha fazla seviyor. O yüzden büyük düşünmeye gerek yok!
—
Bir “Büyük” Gerçek: Ne Kadar Büyüksen O Kadar Küçüksün
Güzel bir gün, bir kafede arkadaşlarımla sohbet ederken, aklıma birden bir şey geldi: “Aksaray mı büyük, Niğde mi?” diye sormak yerine, “Gerçekten bir şeyin büyüklüğü, sadece alanla mı ölçülür?” diye düşünmeye başladım. Sonra iç sesim devreye girdi: “İzmir’in en kalabalık sokağında ne kadar büyük hissediyorsun? Ya da Aksaray’ın sokaklarında ne kadar?” Sonra kendime dedim ki: “Hah! Bir şeyin büyüklüğü aslında nasıl hissettiğimizle alakalı!”
Yani, her şeyin büyüklüğü öznel bir kavram. Aksaray’ı büyük görmek mi, yoksa Niğde’yi küçük görmek mi? Gerçekten önemli mi? Sonuçta, her yer bir yerden sonra aynı!
—
Sonuç: Aksaray mı Büyük, Niğde mi?
Sonuç olarak, bu soruya verdiğim cevap şöyle: “Her ikisi de, olduğundan daha büyük!” Çünkü Aksaray mı büyük, Niğde mi sorusu sadece bir şehri ölçmek değil, aslında bu dünyadaki algımızı da sorgulamaktır. İzmir’de, Aksaray’da, Niğde’de veya başka bir yerde… Büyük olmak, küçük olmak, ya da bir şeyin boyutunu tartışmak, sonunda aynı yere gelir: Bu, insanların zihinlerinde ne kadar genişleyebilecekleri ile ilgilidir.
Öyleyse ne kadar büyük ya da küçük olduğumuzla ilgili kaygıların bir anlamı yok. Sonuçta, hepimiz aynı dünyada yürüyen insanlarız ve bazen o yürüyüşte biraz daha sakinleşmek gerekiyor.