Bizimeticaret ailesine merhaba! Bu içerikte “Kasık lenf bezi alınırsa ne olur” hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık. Kayseri’de Bir Sonbahar Akşamı Kayseri’de sonbahar her zaman biraz sert gelir bana. Rüzgâr, Erciyes’ten aşağı inerken sanki insanın içine işleyen bir soğuk taşır. O akşam da öyleydi. Penceremin kenarında oturmuş, elimde defterim, rastgele bir şeyler karalıyordum. Günlüğüm dediğim şey aslında benim sığınağım. Kimseye anlatamadıklarımı oraya bırakıyorum. O gün içimde garip bir sıkışıklık vardı. Sanki bedenim bana bir şey söylemeye çalışıyordu ama ben anlamıyordum. Sol kasığımda ara ara gelen bir ağrı… Başta önemsemedim. “Geçer” dedim. Hep derim zaten, geçer. Ama geçmedi. İlk Belirti İlk başta…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Geçmişi Anlamadan Bugünü Duymak: Alzheimer Hastası Neden Bağırır? Bu yazımızda Bizimeticaret olarak Alzheimer hastası niye bağırır hakkındaki başlıca ayrıntıları tek yerde topladık. Geçmişin izlerini bugünün sessizliğinde ararken, insan bazen yalnızca arşivlere değil, kırılgan bir zihnin iç sesine de kulak vermek zorunda kalır; çünkü tarih, yalnızca belgelerde değil, kaybolan hatıraların bıraktığı yankıda da saklıdır. “Alzheimer hastası niye bağırır?” sorusu, ilk bakışta tıbbi bir açıklama talep ediyor gibi görünür. Ancak tarihsel perspektiften bakıldığında bu soru, yalnızca biyolojik bir durumun değil, insanlığın yaşlılık, delilik, bakım ve toplumsal sorumluluk algısının değişen yüzlerini de açığa çıkarır. Bağırma, burada bir semptomdan çok, uzun bir tarihsel dönüşümün…
Yorum Bırakİzmir’de Kahve, Tarih Kitapları ve Kafamın İçindeki Gürültü: 93 Harbi Neden Çıktı? İzmir’de sabahları kahve içmeden insan gibi davranabilen biri varsa, onun ya özel güçleri vardır ya da henüz gerçek hayatla tanışmamıştır. Ben ikinci gruptayım. Bir elimde filtre kahve, diğer elimde tarih kitabı… Kitabın sayfasında “93 Harbi” yazıyor, kafamda ise tek bir soru dönüyor: 93 Harbi neden çıktı? Dışarıdan bakınca basit bir soru gibi duruyor. Ama insan biraz kurcalayınca olay “market sırası kavgası” gibi büyüyor. Bir bakıyorsun, Balkanlar karışmış, Rusya gergin, Osmanlı zaten “ben bu filmi daha önce izlemiştim” modunda… Ben ise İzmir’de kahve dökülmesin diye mücadele ediyorum. İşte tam…
Yorum BırakGeçiş Yolu Nedir? Şehir Hayatında Görmezden Geldiğimiz Ama Her Gün İçinde Olduğumuz Bir Kavram Sabah işe giderken otobüs durağında beklerken ya da akşam eve dönerken kalabalık bir kavşakta ayakta sıkışmış haldeyken insan fark etmiyor aslında: sürekli bir “akış”ın içindeyiz. Arabalar, yayalar, bisikletliler… Herkes bir yerden bir yere gitmeye çalışıyor. Ama bu hareketin düzenli bir şekilde devam etmesini sağlayan görünmez bir sistem var. İşte bu sistemin en temel parçalarından biri de geçiş yolu kavramı. Bunu ilk duyduğumda aklımda çok net bir şey canlanmamıştı. Sanki teknik bir mühendislik terimi gibi gelmişti. Ama İstanbul’da yaşamaya devam ettikçe, özellikle de sabahları işe yetişmeye çalışırken,…
Yorum BırakGeçmişi anlamanın bugünü yorumlamadaki rolü Merhaba! Bizimeticaret sayfasının bugünkü konusu Altın S1 hangi saatlerde alınır; gelin birlikte inceleyelim. Geçmiş, yalnızca olup bitmiş olayların toplamı değil; bugünün ekonomik davranışlarını, yatırım reflekslerini ve hatta “ne zaman alım yapılmalı?” gibi sorulara verilen yanıtları şekillendiren uzun bir düşünce zinciridir. Altın gibi binlerce yıldır değer taşıyan bir varlığın bugünkü finansal araçlara dönüşümü, insanlığın güven arayışının kesintisiz bir devamıdır. Altının tarihsel serüveni: Değerin kronolojisi Antik dünyada altın ve ilk değer sistemleri Altın, Mezopotamya ve Antik Mısır’da yalnızca süs değil, aynı zamanda iktidarın ve kutsallığın simgesiydi. Mısır’da firavun mezarlarında bulunan altın objeler, onun “ölümsüzlükle” ilişkilendirildiğini gösterir. Herodot’un…
Yorum BırakAdıyaman’ın nüfusu kaç? Bir şehrin sayıların ötesindeki hikâyesi Yine bir Bizimeticaret içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Adıyaman’ın nüfusu kaç”. Ankara’da yaşayan biri olarak günlerim çoğu zaman veri tabloları, raporlar ve grafikler arasında geçiyor. Ekonomi okumuş olmanın verdiği alışkanlıkla, bir şehirden bahsedildiğinde ilk refleksim hep aynı oluyor: “Nüfusu kaç, nasıl değişmiş, neye bağlı artmış ya da azalmış?” Ama iş sadece sayılardan ibaret değil. Özellikle Güneydoğu Anadolu’ya doğru indiğimizde, rakamların arkasında çok daha derin bir hayat akıyor. Bugün sık sorulan sorulardan biri üzerinden ilerleyeceğim: Adıyaman’ın nüfusu kaç? Ama bunu sadece bir veri cevabı olarak değil, bir şehir hikâyesi olarak düşünmek gerekiyor. Adıyaman,…
Yorum BırakBu içerik, Akciğerin içinde bulunan çok sayıdaki hava kanalı nedir hakkında güvenilir ve sade bilgi arayanlar için Bizimeticaret tarafından oluşturuldu. Kelimelerin Nefesi ve İçsel Bir Harita Olarak Akciğer Kelimeler, yalnızca anlam taşıyan işaretler değildir; aynı zamanda bedenin, zihnin ve hayalin içinden geçen görünmez bir nefes akışıdır. Edebiyat, bu nefesin ritmini yakalamaya çalışan en eski ve en inatçı insan çabalarından biridir. “Akciğerin içinde bulunan çok sayıdaki hava kanalı nedir?” sorusu ilk bakışta tıbbi bir merak gibi görünse de, edebiyatın gözünden bakıldığında bu yapı, insanın iç dünyasına açılan katmanlı bir anlatı sistemine dönüşür. Bu çok sayıdaki hava kanalı, yani bronş ağacı ve…
Yorum BırakAlttan Kısa Çizgi Ne Anlama Gelir? Sıradan Bir Sembolün Felsefi Derinliği Bir karakter dizisinin içinde sessizce duran o küçük işaret—alt çizgi (_)—ilk bakışta yalnızca teknik bir ayrıntı gibi görünür. Ama insan zihni her zaman böyle “küçük” görünen şeylerin ardında daha büyük anlamlar arar. Bir isim neden boşlukla değil de alt çizgiyle bağlanır? Bir kimlik neden görünmeyen bir çizgiyle sabitlenir? Ve daha önemlisi: Bu çizgi yalnızca bir yazım kolaylığı mı, yoksa modern insanın varoluş biçimlerinden biri mi? Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefenin üç temel alanı açısından bakıldığında, alt çizgi yalnızca bir karakter değil; anlamın, bilginin ve varlığın kesiştiği bir düğüm…
Yorum BırakAltında Östrojen Var mı? Metnin Alt Katmanlarında Beden, Anlatı ve Dönüşüm Bugün Altın takmak nelere iyi gelir hakkında bilinmesi gerekenleri Bizimeticaret yaklaşımıyla ele alıyoruz. Kelimeler, yalnızca anlam taşıyan işaretler değildir; aynı zamanda görünmeyeni görünür kılan, bastırılmış olanı yüzeye çıkaran birer anlatı kuvvetidir. Bir metnin içinde dolaşırken, yalnızca yazılanı değil, yazılmayanı da okuruz. İşte tam da bu nedenle “Altında östrojen var mı?” sorusu, biyolojik bir merakın ötesine geçerek edebiyatın en kırılgan ve en güçlü alanına, yani bedenin anlatıya dönüşme biçimine açılır. Bu soru, metnin alt katmanlarında dolaşan bir titreşim gibidir; görünmeyen hormonların değil, görünmeyen anlamların peşine düşer. Edebiyat tarihi boyunca beden,…
Yorum BırakBugün sizlerle “Ari kovani nasıl yazılır” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. Kara kovan balı nasıl olur? Doğayla ekonomi arasında kurulan eski bir bağ Kara kovan balı nasıl olur? sorusunu ilk duyduğumda çocukluk aklımla bunu sadece “karanlık bir kovanda yapılan bal” gibi hayal etmiştim. Ankara’da büyürken market raflarındaki bal kavanozlarıyla köyden gelen o koyu renkli, yoğun kokulu bal arasında hep bir fark hissederdim ama nedenini yıllar sonra anlamaya başladım. Ekonomi okurken veriye bakmayı öğrendikçe, aslında bu farkın sadece bir “lezzet meselesi” değil, üretim biçimi, doğa koşulları ve emek yoğunluğu ile doğrudan ilişkili olduğunu fark ettim. Kara kovan balı nasıl olur? sorusu…
Yorum Bırak