İçeriğe geç

Cildim neden çok hassas ?

Cildim Neden Çok Hassas? Bir Genç Yetişkinin Hikâyesi

Bazen bir şeyin nedenini anlamak zor olur. Hani bir sabah uyandığında, gözlerinin altındaki morlukları fark edersin, ya da bir rüzgarın yüzüne çarptığı anda cildinin sanki seni itmeye çalışıyormuş gibi hissettirdiğini. Cildim neden bu kadar hassas, diye düşündüm hep. Ama bu sadece fiziksel bir şey değildi. Biraz daha derine indiğinde, işin içinde başka bir şeyler olduğunu fark ediyorsun.

İnsanın Vücuduyla İlgili Bir Şeyler

Kayseri’de, sabahları soğuk, öğleden sonraları güneşin acımasız sıcaklığı arasında yaşamaya alışmaya çalışırken, cildimin de bu değişken havadan etkilenmemesi neredeyse imkânsız gibi geliyordu. Havanın sıcak ya da soğuk olması, aslında tam anlamıyla fark etmiyordu. Cildim, her türlü dış etkeni abartarak hissediyordu. Sanki her bir dokunuş, her bir rüzgar, her bir ter damlası, onun içinde bir yara açıyordu.

Bir gün, Kayseri’nin o aşırı sıcak yaz günlerinden birinde, arkadaşım Duygu ile bir kafeye oturduk. Havanın sıcağından bunalmış, serinlemek için bir şeyler içmek istedik. Gözlerim, sıcağa alışıksız olan bir şekilde, hızla kızarmaya başladı. Cildimdeki yanma hissi, içimi hırsla doldurdu. Bir yandan da üzülüyordum. Neden bu kadar hassastı? Diğerleri gibi rahatça gezip dolaşabilseydim, belki her şey daha farklı olurdu.

Duygu bana bakıp, “Yine mi kızardın? Yeter artık, bir doktora git. Cildin bu kadar hassas olamaz,” dedi. Ama gerçekten de ne söyleyeceğimi bilemedim. Ne zaman cildimle ilgili bir sorun yaşasam, hep aynı cevabı alırdım: “Sadece bir şeyler alerjisi var, ya da başka bir şey işte…” Bazen düşündüm, belki de cildim, her bir olayı daha derin hissettiği için bu kadar hassaslaşıyordu.

Duygularım ve Cildim: Birbirine Bağlı

Geçen hafta, annemle alışverişe çıkarken, ona da söyledim: “Anne, cildim neden böyle?” Anlamadığını düşündüm. Ama o da, “Bir şeyleri fazla düşünüyorsun, işte hep bir stres, o yüzden” dedi. Belki de haklıydı, kim bilir. Cildim her zaman stresli olduğumda, aşırı düşünceli olduğumda, vücudumun duygusal tepkileriyle birlikte daha fazla hissediyordu.

Bir sabah, Kayseri’nin o keskin soğuk sabahlarından birinde, cildimdeki çatlakları fark ettim. Ne zaman bu kadar hassas oldu? Hem fiziksel, hem duygusal. Sanki her şey bana dokunuyordu. Bazen bir insanın, duyduğu bir cümle bile ruhunda bir yara açabilir. Cildim de buna benziyordu. Kiminin altındaki damarlar ya da duygusal kırılmaları fazla hissediyor gibi bir şey. Her an, her saniye başka bir şeyin içinde buluyordum kendimi. Ya da belki de bir şekilde bulmak zorundaydım.

Cildimle Barışma Çabası

Bir gün, sıcak suyla duş alırken, yine o cildimdeki kaşıntıyı fark ettim. Cildim sanki her an kabuklanmaya hazırdı. Ama düşündüm, belki de cildim benim duygusal durumumu yansıtıyordu. Her kırgınlık, her heyecan, her stres, her mutluluk, cildim tarafından hissediliyordu. Bunu bir anlamda kabullenmek, belki de ona şefkatle yaklaşmak gerekiyordu.

Gece yatmadan önce, cildime sürdüğüm nemlendiriciyi uygularken, bir yandan da içimdeki hüsranı fark ettim. “Neden hep ben?” dedim içimden. Belki de sadece cildim değildi hassas olan. Bazen duygularım da gereğinden fazla hassas oluyordu.

O an, cildimle barışmaya karar verdim. Cildim neden hassas, diye sorarak, onunla savaşa girmemin bir anlamı yoktu. O, benim vücudumun bir parçasıydı. İçimdeki o kırılgan hislerle birlikte bir denge kurmalıydım. Belki de her şeyin bir nedeni vardı ve belki de cildim, sadece fiziksel değil, duygusal yönlerimi de savunuyordu. Onunla olan ilişkimi anlamaya çalıştıkça, kendimi daha fazla tanımaya başladım.

Cildim ve Ben

Kayseri’nin sonbahar akşamlarında, dışarıda sararmış yaprakları izlerken, bir kez daha fark ettim: Cildim, tüm duygusal ve fiziksel yüklerimi taşırken, bana hem bir tehdit hem de bir hatırlatıcıydı. O kadar hassas olmasının, belki de bir anlamı vardı. Her yaraya, her kırılmaya, her tatlı gülüşe, her yanlış söylenen kelimeye bir tepki veriyor gibi hissettim. Ama şimdi daha net görebiliyorum: Cildim, beni ben yapan her şeyi ve her duyguyu dışa vuruyordu.

Bazen sabahları aynada kendimi gördüğümde, o hassas cildim bana, bir yoldaş gibi hissettiriyor. Onunla barışmayı öğreniyorum. Bu dünyada her şey gibi, bazen cildim de kırılgan olabilir, bazen de güçlüdür. Her halükârda, onunla nasıl başa çıkacağımı öğreniyorum. Cildim neden bu kadar hassas? Çünkü ben de bazen fazla hassasım. Ama bu da beni ben yapan bir şey. Sonuçta, her şey bir süreç, değil mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
grandoperabet resmi sitesitulipbetgiris.orgTürkçe Forum